Altını çizmekten sonra: okuma notlarını kullanışlı tutmak
Bir kitaptan aklınızda kalmasını istediğiniz düşünceleri, daha sonra geri dönebileceğiniz notlara dönüştürün.

Görsel: Unsplash
Bir kitabı okurken pek çok satırın altını çizmek, geri döndüğünüzde nereden başlayacağınızı belirsizleştirebilir. Okuma notları bütün kitabı yeniden yazmak için değil; sizin için anlamlı olan düşünceleri bulmak, sorgulamak ve başka fikirlerle ilişkilendirmek için kullanılabilir.
Notun amacını baştan seçin
Bir konuyu öğrenmek, bir metin hazırlamak ya da yalnızca merakınızı takip etmek için okuyabilirsiniz. Notun biçimi de buna göre değişebilir. Bir çalışma için kaynak topluyorsanız sayfa bilgisi ve tam kaynak kaydı önemlidir. Kendi düşüncelerinizi biriktiriyorsanız aklınıza gelen soruyu kaybetmemek daha öncelikli olabilir.
Alıntıyla kendi cümlenizi ayırın
Doğrudan aldığınız ifadeleri tırnak içine yazın ve kaynağını ekleyin. Yanına, bu bölümün size ne düşündürdüğünü kendi sözcüklerinizle not edin. Böylece daha sonra geri döndüğünüzde hangi düşüncenin yazara, hangisinin size ait olduğunu ayırt edebilirsiniz.
Bir düşünceyi kendi cümlenizle anlatamıyorsanız ilgili bölümü tekrar okumak yararlı olabilir. Emin olmadığınız kısmı kesin bir sonuç gibi yazmak yerine soru olarak bırakın.
Her nota küçük bir başlık
“Kitap notları” gibi genel bir ad yerine, notun içindeki düşünceyi anlatan kısa bir başlık kullanın. Kaynak, konu ve kişisel yorum için birkaç basit alan yeterlidir. Kategoriler oluştururken ilk günden bütün ihtimalleri düşünmeye çalışmayın; biriken notlarınızın nasıl kümelendiğine bakın.
Arada geri dönün
Hiç açılmayan bir not arşivi, ne kadar düzenli görünürse görünsün işinize sınırlı ölçüde yarar. Yeni bir konu üzerinde düşünürken eski notlarınızda arama yapın. Artık anlamlı gelmeyen bir yorumu düzenleyebilir, yanına yeni bir soru ekleyebilirsiniz. Notlarınızın değişmesine izin verin.
